Tag Archive for 'para'

Mal Bildirimi- ekonomik kriz sonrası

Ben hayatı boyunca hiçbir mal edinmemiş, hep verilenlerle yetinmiş bir insan oldum. Bu hayatta dikili bir ağacım yok diyenler içine dahil edilebilirim, hatta en önde yürürüm.
Bugünlerde hesap kitaplara boğulmuş durumdayım. Zira başbakanda krizle ilgili açıklamalar yapıp duruyor. iyice beni aldı bir telaş bu kriz beni nerden vurdu. Ne kadar yara aldım.

şimdi en başa saralım. Bugüne kadar işten veya dişten biriktirdiğim paralarla aldığım tek şey bir bilgisayar kasası. Bunun yanında 150 ye yakın bilumum kitap(değerli değersiz). Bunların yanında samedus.com adında bir alan adı. ve 250 mb lık bir host sahibiyim. bunların hepsi işten veya dişten artarak sahip olduğum mallar veya değerler.

Peki ekonomik kriz bizi ne kadar etkiledi sorusuna cevap verirsek; kökten etkiledi. Benim her ay aldığım bir kitap kotası “üç ayda bir kitap” seviyesine düştü. kaç aydır kitap alamıyorum böyle kötü bir kriz yok ya daha önce yaşamadım böylesini …

Bunun yanında her akbilimde de ekonomik krize paralel olarak azalma seyrediliyor. Bir de o işte bir pijliikk dönüyor. geçenlerde iki kere yakın zamanlarda bastım ikisinde de 1.30 attı. yazık.

Ama geçen dayanamadım. Üç yeni türk lirasına “tek kutuplu dünyada yaşamak” adlı makale derlemesini aldım.
Ama Bu kitabın benim için hep özel bir yeri olacak. Çünkü çok traji komik bir hikayesi var. onu da sabah uyandığımda paylaşırım. Akın Bakioğlu’nun bir zamanlar yaşadığı wc kitap tren üçlemeli hikayesine benziyor.

iyi sabahlar…

Ben Bir Bağımlıymışım- İlginç!

Bugünkü yazımı beykent üniversitesinin bana bahşettiği bir el kitapçığından yola çıkarak yazıyorum. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümünden bir iki insan bir yerlerden alarak kırparak oluşturmuşlar. konu ise malum “bağımlılık”. İlk olarak bağımlılık denince akla gelen şey sigara, içki, uyuşturucu ve bunun türevleri.

kitapçığın başlarında bu tür bağımlılıkla insanların ne hale geldiği falan gösterilmeye çalışılmış.  İşte ne biliyim uyuşturucudan yakalanan bir kadının her yakalandığında çekilmiş resimlerini sıraya dizince, Bir erkeği kadından soğutma yolları denenmekte.  birkaç resimde yine emzikli bir ex kullanıcısı gösterilmiş niyeyse… Son olarak bir örümceğe uyuşturucu verilerek( yazık) neler olduğunu gözlemlemişler. Örümcek Ağlarının farklı uyuşturuculara göre nasıl şekil değiştirdiğini göstermek istemişler. (yorumsuz)

Uyuşturucuyu anladıkta şu sigara ile olan bölüm beni yardı geçirdi. Yüzyıllardır aynı yöntemlerle sigara bıraktırılmaya çalışılıyor. Artık içenler bıktı bu  yöntemlerden. İçinden ebesinin bilmem neresi kadar zehir var. fare zehiri bile var. Ulan zıkkım bile var. İşte bunu içiyorsunuz falan filan gibilerinden aşırı klışe laflarla bezenmiş bir iki sayfa.  Sigarayı bırakmak çok zormuş, bırakmak yahudilikten hristiyanlığa geçiş gibi birşeymiş falan filan. Sigara faslını da böyle kapattıktan sonra ben kitapçığın sonunun geleceğini düşünüyordum. fekat o da ne !!! amanın…

İNTERNET BAĞIMLISIMISINIZ ?

Ben severim bilgisayar başında oturmayı internet denen mühendislik harikası olguyu.  Onun içinde gezinmek özgürce istediğim yere(tabi türkiye cumhuriyeti devletinin izni ile) girip çıkabiliyorum. Kendimi rahatlatmanın en güzel yollarından biri olduğunu düşünüyorum.

Kitapçığın son birkaç sayfası bu konu üzerine yazılmış yazılar üzerineydi . önceden kendimi bu konu üzerine yapılan anketlerde kandırırdım. Hep sallardım. Bu ne lan bununla mı ölçecekler bağımlılığı. fakat bu makalede anket yerine on tane önemli yargı sıralanmış. Ve bunları gerçekten yaşıyorsanız Artık geri dönüş yok Sıçtınız…

hepsini tek tek okudum, bu sefer kendimi kandırmadan. Hepsi tamamiyle, eksiksiz bir şekilde, aynen beni anlatıyor. Hele o “mail adresinizde birşey var mı yok mu diye bakarsınız” yargısı beni kafadan kopardı.

Yani bu yazıyı yazan insan evladı en babasından bir internet bağımlısı. Neyse artık önemli değil kontrol etmek daha doğru olanı.

son olarak artık nedense noktalama işaretlerine çok fazla dikkat etmeye başladım. Bu davranışımı fütursuzca olduğunu düşünüyorum ve kendimi kınıyorum.

Siyasete Giriyorum

Şaka değil çok ciddiyim. Artık kendimi çok hazır hissediyorum. Giricem bir partiden -zaten hepsi aynı- istediğim yerden aday olacam -nasıl olsa para bok, ee böyle olunca istediğiniz yerden aday olabiliyorsunuz- ve direk millet meclisinin koltuklarından birine sahip oluyorsunuz.

Yatırdığınız parayı zaten iki yılda çıkartıyorsunuz. Bir iki gemicik, bir iki devlet ihalesi- bunun ufağı nasıl söylenir bilemeyorum- birkaç da eş dost edindikmi  tadından yenmez. Bakarsın bir iki sene içinde kendi partimi kurarım. İktidar yalakası oldukmu zaten paraya para demeyiz.

Bütün magazin programlarının sırlar dünyası, kalp gözü, filen tarzı programlara dönüştürülmesi için önerge vereceğim. İktidar olamazsam iktidar için hergün soru önergesi yazacağım. Bunun için kemal ANADOL ve Kemal Kılıçdaroğlundan yardım alacağım.

Başka söyleyecek sözüm yok. zaten bir ton vaatte bulundum. Yuh kendimden neftet ettim bir an.

para üstü resmi tasarlamaca

bobüler/orgu herkes bilir ve severek izler, takip eder. anlamlı anlamsız,mesaj içeren içermeyen bir çok karikatürize resim bulunur.
bugün radikal gazetesinde buna benzer bir haber gözüme çarptı. Türk lirasının üstünü değişik resimlerle bezemişler bunları yapanlar okuyucular elbette. ve ortaya gerçekten enteresan sonuçlar çıkmış, özellikler bir tarafında asker kıyafetli atatürk ile diğer tarafında 12 eylül mimarlarının bulunduğu fotograf çok dikkatimi çekti..

resimlere şurdan ulaşabilirsiniz. bir de kampanya başlatalım. herkes kendi parasını tasarlasın.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=GaleriHaber&Date=22.10.2008&ArticleID=904481&PAGE=1

“hastalık”

son bir kaç gündür hayatımda çok büyük taşları yerinden oynatmaya karar verdim.  Bu kararımda etkili olan en büyük neden ise hastalık.  Kendimi hasta hissediyorum. bazı belirtileri  de var. sık baş ağrısı, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk. Ve en önemlisi gözlerim.

onlar belkide insanın en önemli organıdır.  Tabiki bir sıralama yapılamaz fakat, önemli bir uzvumuz olduğu kesin. Bilgisayar kullanımı günlük 10 saate yakın bir beyin olarak artık gözlerim bu kadar yüke dayanamıyorlar. ya da en azından ben böyle hissediyorum. bundan ötürü “fişimi” çekiyorum.  yaptığım, yapmakta olduğum, yapacak olduğum herşeyi bir kenara bırakıyorum.

söz verdiğim kişilerden ayrıca özür diliyorum. fakat bu dönem içerisinde bilgisayar başına oturmayı düşünmeyi bile düşünmek istemiyorum.

hayatıma botoks yaptırmak istiyorum. fakat beni gerginleştirmesin daha çok gevşetsin istiyorum.

bloguma ne olacak sorusuna gelirsek, durumuma çok üzülecek bir izleyici kitlem olmadığından dolayı sorun olmayacak ama yine de gördüğümü duyduğumu bildiğimi yazmaya devam edeceğim..

İett ve kalburabastı şöförler

İett şöförü olmayana kız vermiyorlarmış. o kadar parayı ben kazansam bana da her kızı verirler. belki de iett şöförlüğünün yerine 10 ykr kar karşılığında akbil basan genç olarak da birden fazla talibim olabilir.

şaka bir yana da bu iş nereye kadar böyle sürecek. yani iett şöförlerinin para karşılığı bilet satma rezilliği son bulacak. aslında cevap çok basit, bitmeyecek. neden bitsin ki .bedavadan para kazanıyor. akan musluğu neden kapatsınlar ki.

iett araçları yolculara hizmet eder. prensip normalde budur. fakat bu şöför ile akbil arasındaki rezil münasebet sonrasında biz şöföre hizmet eder olduk. artık o da cebini doldurmanın peşine düştü. önceden belli doluluğa ulaşan otobüsler hiç durmaz yardırır devam ederlerdi. şimdi ise halk otobüsünün bile önüne kırıp yolcu kapmaya çalışıyorlar.

öyle rezil görüntüler ortaya çıkıyor ki. mesela insan evladı arkadan biniyor otobüse ve şöföre para uzatıyor. “50 ytl den 1 kişi alırmısın?”  komposto olup varıyoruz gideceğimiz yere.

tamam belki onlarda haklı. ekmek parası geçim derdi. yasak yoksa engelleyen yoksa yapmaya devam .ama işte bunun sonucunda ortaya çıkan manzara kirlilik kalitesizlik düzensizlik. herkesin akbil denen olaya geçmesini tavsiye ediyorum hem de ısrarla.. iett şöförleri iyi para kazanıyor. bu yan gelirleri olmasa da iyi para kazanıyor. işleri zor fakat kolay meslek yok zaten.

yazı boyunca düşünenler varsa diye kabasından hesap: bir tıkta 20 ykr kar günde 100 kişi 20 ytl .çarpı 30 toplam ayda 600ytl alın size asgari ücret.

neden böyle bir başlık sorusuna verilecek cevap:kalburabastı tatlısına bayılırım. olsa da yesem..

hayırlara vesile olması dileğiyle.