Tag Archive for 'eleştiri'

Doğan Medya Grubu Pes Dedirtti

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1012649&Date=06.11.2008&Kategori=yasam&b=Binbir%20Gece%20pes%20dedirtti&ver=29

Burdaki yazı milliyetten bir insana sina koloğluna ait. Yazının atfedildiği dizi ise binbir gece.  Şimdi diziye yöneltilen eleştiriler çok doğru gerçekten bu dizi artık pes dedirtti. Ama bu eleştirileri yapan gazete Milliyet yani bu gazete doğan medya grubu içerisinde yer alan büyük bir gazete. Peki binbir gece dizisi  nerede yayınlanıyor. Yine doğan medya grubunun en önemli tv kanallarından biri olan kanal d.

şimdi bu haberi hazırlayan ve yazan arkadaşı ne yapmalı?  Kendi medya grubu içerisinde bulunan bir tv kanalında yayınlanan ve lokomotif dizi olarak adlandırabileceğimiz diziyi evirip çevirip eleştirmesi sonrasında ya aydın doğan ya da yazarın bir üstündeki yönetici kapıyı gösterebilir.

Çünkü bu yaptığı şey kabul edilir gibi değil. Tamam gidersin başkalarını eleştirirsin.  ki geçen seferde kurtlar vadisini eleştirmişlerdi. Tamam bak git onu eleştir. ama yandaşın bir tv kanalında yayınlanan diziyi bu kadar eleştirirsen adamı kevgire çevirirler. lahana yaparlar.

ya da şöyle diyelim. Sen böyle yazmaya devam edersen senden değil baltaya, çaydanlığa sap olmaz..

Alemsin “Abdülhey”

Bugün akşam okul dönüşü kurtlar vadisi dizisine takıldım. İzlemeye koyuldum. Kim ne derse desin adamlar sinema filmi kalitesinde dizi çekiyorlar.

Bugün dizi başladı ve komiklikler ardı sıra gelmeye başladı. Bizim esas oğlan “polat alemdar” iskender büyük adlı zatın yerin 25 kat altına yaptırdığı(ki bunlardan iki güne bir yaptırıyor, bir türlü bitmiyor bu mahsenler.) mahsende bi hücrede tutuluyor. Kendisine ilk olarak ilaçla daha sonradan ise igne ile işkence yapılıyor. Bu sayede konuşturulması sağlanacakmış. Konuşur mu bizim delikanlı polat abimiz. KONUŞMAZ.

Bir de kısaca polatın hücresinden kaçış planını söylemek isterim. prison break çakması bir planla hücredeki klozet çıkartılıyor. Ordan kanalizasyona ulaşılıyor. Sonrasında hemen firar. Ama bizim polat martin’e beş basar…

Şimdi gelelim bizim ABDÜLHEY’İN başarısızlıkla(komediyle) sonuçlanan planına. Şimdi Abilerini kurtarmak adına İskenderi cezaevinden kaçırmaya kalkışıyorlar. Bunun için adamın hastalığından yararlanıyorlar. Aşçıya ulaşıp,  yemeğine bolca şeker koyup adamı komaya sokacaklar. Sonra içinde Mematinin olduğu ambulansla kaçıracaklar. Günler önceden Kroki üzerinde plan yapılıyor. (sanki on adamla içeri girecek te sen şuradan şuraya gitçen falan diyor… taş yok mu taşş…)

Nöbetçi Astsubay kılığında içeri giriyor. Bizim iskender yemeği yiyor ve hafiften sallanıyor. (İşler tıkırında)

Bizim Abdülhey cezaevi komutanının yanına gidiyor. Tesadüf bizim plancının komutanı ile herif ahbap çıkıyor. dur bir arayayım diyor. (ahanda sıçtı cafer….) Ama neyse ki telefona çıkmıyor karşıdaki.

Bizim iskender koğuşta artık kıvama geliyor. Hemen revire kaldırılıyor. Ordan da hastaneye götürülecek.

Fakat o da neee!!!! iskender gözünü hafif açıyor( şeker komasına girmiş herife bak) Diyor ki “bu astsubay değil abdülheydir.” aman allahım şimdi tam sıçtık diyor bizim abdül. Müdür tam komutanı arayacakken TESADÜF komutan onu arıyor ve acı haberi veriyor. yanınızdaki asker aslında asker değil Benim bacım diyor .. işler boka sarmaya başlar başlamaz abdül. o at hırsızı koşuşuyla hızla uzaklaşıyor. (harbi yazıktır ya.. o nasıl koşmadır ya…..)

Ve son.. Abdül ambulansa avcunu yalayarak biner.( koçum sen polat scofield misin? planı yapacan, bir de uygulayacan.. hadi ordan seksi jartiyerin görünüyor senin daha… .)