alın dinleyin. Süper ötesi bir albüm olduğunu düşünüyorum. Bugün Taksim mephisto’nun içerisine girdiğim zaman bangır bangır bu şarkıları çalıyorlardı. Hoşuma gitti. Kimdir nedir diye öğreneyim dedim. sonra elemana ” sen neler çalıyorsun böyle evlat” diye sordum. Aklımda albümü almak yoktu. Fakat eleman getirmişti bir kere. Elimde tuttum dolaşıyordum. Eleman iyi bir satış stratejisi izledi. Ben içerde dolaşırken en güzel parçalardan çaldı da çaldı. “Senin yaptığın çakallıktan başka birşey değil” diyiverdim içimden. Sonra da bir de girmiş iken bir kitap alayım deyiverdim. Şuursuzca bir kitap almayı kafaya koymuştum. Hani şu ergenekon kitapları var ya işte onlardan.
Etrafıma bakınırken
“yeni başlayanlar için marx” kitabını gördüm. Hiç düşünmedim. Marx’a yeni başlamıyorum. Fakat kitaplığımda durmasının da ne bana ne de marxa bir zararı olmayacağını düşündüm. Böyle akşam alışverişi de böylece sonlanmış oldu.
Yaşadığım günlük hikayeleri anlatmak ne kadar da güzel oluyormuş .Yoksa bende barış ünver gibi saat saat çetele tutsam mı .Yok olmaz benden öyle arşivlik bir hayat.
Ben yaşadığım, gördüğüm, işittiğim olayları tuhaflık veyahutta ilginçlik derecelerine göre sıralandırıp en üst sıradakileri kendimce aktarayım daha iyi olur. Böylece 40 yıl sonra bu zamanlar neler yaşıyormuşum diye dönüp bakabilirim.