Bugünkü yazımı beykent üniversitesinin bana bahşettiği bir el kitapçığından yola çıkarak yazıyorum. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümünden bir iki insan bir yerlerden alarak kırparak oluşturmuşlar. konu ise malum “bağımlılık”. İlk olarak bağımlılık denince akla gelen şey sigara, içki, uyuşturucu ve bunun türevleri.
kitapçığın başlarında bu tür bağımlılıkla insanların ne hale geldiği falan gösterilmeye çalışılmış. İşte ne biliyim uyuşturucudan yakalanan bir kadının her yakalandığında çekilmiş resimlerini sıraya dizince, Bir erkeği kadından soğutma yolları denenmekte. birkaç resimde yine emzikli bir ex kullanıcısı gösterilmiş niyeyse… Son olarak bir örümceğe uyuşturucu verilerek( yazık) neler olduğunu gözlemlemişler. Örümcek Ağlarının farklı uyuşturuculara göre nasıl şekil değiştirdiğini göstermek istemişler. (yorumsuz)
Uyuşturucuyu anladıkta şu sigara ile olan bölüm beni yardı geçirdi. Yüzyıllardır aynı yöntemlerle sigara bıraktırılmaya çalışılıyor. Artık içenler bıktı bu yöntemlerden. İçinden ebesinin bilmem neresi kadar zehir var. fare zehiri bile var. Ulan zıkkım bile var. İşte bunu içiyorsunuz falan filan gibilerinden aşırı klışe laflarla bezenmiş bir iki sayfa. Sigarayı bırakmak çok zormuş, bırakmak yahudilikten hristiyanlığa geçiş gibi birşeymiş falan filan. Sigara faslını da böyle kapattıktan sonra ben kitapçığın sonunun geleceğini düşünüyordum. fekat o da ne !!! amanın…
İNTERNET BAĞIMLISIMISINIZ ?
Ben severim bilgisayar başında oturmayı internet denen mühendislik harikası olguyu. Onun içinde gezinmek özgürce istediğim yere(tabi türkiye cumhuriyeti devletinin izni ile) girip çıkabiliyorum. Kendimi rahatlatmanın en güzel yollarından biri olduğunu düşünüyorum.
Kitapçığın son birkaç sayfası bu konu üzerine yazılmış yazılar üzerineydi . önceden kendimi bu konu üzerine yapılan anketlerde kandırırdım. Hep sallardım. Bu ne lan bununla mı ölçecekler bağımlılığı. fakat bu makalede anket yerine on tane önemli yargı sıralanmış. Ve bunları gerçekten yaşıyorsanız Artık geri dönüş yok Sıçtınız…
hepsini tek tek okudum, bu sefer kendimi kandırmadan. Hepsi tamamiyle, eksiksiz bir şekilde, aynen beni anlatıyor. Hele o “mail adresinizde birşey var mı yok mu diye bakarsınız” yargısı beni kafadan kopardı.
Yani bu yazıyı yazan insan evladı en babasından bir internet bağımlısı. Neyse artık önemli değil kontrol etmek daha doğru olanı.
son olarak artık nedense noktalama işaretlerine çok fazla dikkat etmeye başladım. Bu davranışımı fütursuzca olduğunu düşünüyorum ve kendimi kınıyorum.




