Doğduğumdan beri hep bir ayrımcılığın tanığı oldum. Çocukken ailemin verdiği eğitimle hep sokaktaki insanları grup grup ayrımaya çalışırdım. Bazıları ailesi “doğulu” diyerek ayırdığımız grup. Bazıları “alevi” diye ayırdığımız grup. Bazıları “zengin” diye ayırdığımız grup. “Zengin” diye ayırdığımız grubun yarattığı sıkıntı şöyle; Çocuksun. Arkadaşında gördüğün birşeyi ailenden istiyorsun ve ailen bu durumda sıkıntıya düşüyor ama yine de yapmaya çalışıyorlar.
Çocukluğum bu şekilde bir ayrımcılığın kurbanı oldu. Aslında sevdiğim birçok arkadaşımı bu ayrımcılığa kurban verdim. Ortaokulda kendi düşüncelerim oturmaya başladığında ise bu ayrımcılığın başka boyutlara taşındığını gördüm. Eski ayrımcılık faktörleri yerinde duruyordu fakat buna yenileri eklenmişti. Yaşadığım çevrenin getirdiği bir ayrımcılık ortaya çıkmıştı. Ortam insanı olanlar, dersine çalışanlar. Sevgilisi olanlar, yanlız başına takılanlar. Bunlar o gün için bu kadar saçma gelmiyordu bana. Duruma göre şekillenebiliyordum. Arkadaşlarını bu şekilde seçenlere çok fazla sinirlenmiyordum. Bugün bunları düşününce bir yandan yaşadıklarıma sinirleniyorum, diğer yandan gülüp geçiyorum bu duruma.
Yaşım ilerledikçe ve bu ayrımcılık meselesinin saçmalığını idrak etmeye başlayınca tüm yaşadıklarımı öğrendiklerimi bir kenara bırakıp yeni bir sistem kurmam gerektiğini düşündüm. Çünkü bana öğretilen şeyler bugün geçerliliği olmayan tamamen saçmalıktan ibaret olan şeylermiş. Filmi geri sardığımda bana şunun öğretildiğini hatırlıyorum. “Oğlum bir alevi ile aynı kaptan yemek yenmez. Alevi bir kızla evlenemezsin.”
“-Evladım o insanla arkadaşlık etme!
-Neden?
-Onun ailesi “Kürt”müş
-heee tamam ( nasıl bir ilaç vermişlerse hemen kabul ediyormuşum)”
Aslında bu durum benim ailemin suçu değil tabi ki. Geçmişten günümüze gelen bir düşünce biçimi. Herkesin ailesinde böyle bir ayrımcılık söz konusudur. Bunun ortadan kalması biraz zor olsa da birçok insanın benim yaşadığım aydınlanmayı yaşadığını düşünüyorum. Artık arkadaşlarımızı seçerken onların yaşları,nereli oldukları, hangi dine mensup oldukları, gelir seviyeleri, evli veya bekar olmaları, kültür seviyesi gibi faktörlerin etkili olmaması lazım. Arkadaşlarımız ile paylaştığımız şeylerdir önemli olan. Benim bugün itibariyle “Ateist” bir dostum, “Kürt” arkadaşlarım “Alevi” tanıdıklarım ve aklıma gelmeyen daha bir çok benden birçok konuda farklı olan insanlar tanıdım. Ama ben onları böyle tanımlamıyorum. Bu tercihleri beni hiç mi hiç ilgilendirmiyordu.
Bir mesaj; İnsanları tercihleri, doğum yerleri, dili, dini ile değerlendirmez isek daha iyi bir toplum olma yolunda önemli adımlar atmış oluruz.

0 Responses to “Hayatımda Ayrımcılığın Yeri”