Tag Archive for 'sosyal medya'

Cem Batu’nun Laguna Coupe Aşkı

http://www.lagunacoupebenimolacak.com/ adresinden başlattığı hayran olunası  destek kampanyası ile yeni Renault Laguna Coupe’sine kavuşmayı bekleyen Cem Batu‘ya bir destekte bizden gitsin. Bu yazıyı görür mü okur mu orası meçhul fakat biz yine onun destekçilerinden olalım ve bu şahane arabaya sahip olmasında bizimde bir katkımız olsun.

Ben bu yazıyı yazarak ona destek olma yolunda bir adım attım. Peki bu yazıyı okuyanlar ona nasıl destek olabilir ondan da biraz bahsedeyim;

  • Eşini ikna edebilirler ( bu saatten sonra biraz şaçma olabilir. )
  • Bir blog yazarı iseniz bunun gibi bir yazıyı sitenizde yayınlayabilirsiniz. ( siz de bir destekçi olabilirsiniz.)
  • Facebook kullanıcısı iseniz http://www.facebook.com/turkey.renault sayfasına hayran olarak ana hedefi gerçekleştirme de ona destek verebilirsiniz.(herkes facebook kullanır )
  • Eğer bir haber kanalında anahaber bültenini sunuyorsanız Cem Batu‘yu anahaber bülteninize davet ederek yine hedeflerinden birisine yardım edebilirsiniz. ( ali kırca okuyorsan bu yazıyı davet et.)

Peki benim bu işten avantam ne olacak diye soracak olursanız. Destek veren herkese bir sıkımlık diş macunu hem de ipana.

Cem Batu‘ya bu yolculukta başarılar dileriz. Herkesi destekçi olmaya davet ederiz.  Yazıyı okuyorsa tişörtlerden isteriz.

Doritos Hisseli Tatlar Kampanyası

Biz daha eskilerilerine alışamışken yeni ve bir o kadar gereksiz tatlar sunuyor bize. Bu doritos bizi zorla kendisinden uzaklaştırmak istiyor. Şimdi de bir yarışma yapmış yeni tatlar arıyor. Yarışmada birinci olana o ürünün yüzde 1 hissesi veriliyor.

Yarışmaya katılanlar birbirinden enteresan tatlar ortaya koyuyorlar. Son 3 finalistin tatları arasından biri doritosun yeni tadı olacak. Bu tatlar neler peki. Birincisi Çantada Kekik, bir diğeri Hadi Gari, son olarakta Davur Dağı. Bu tatlardan biri kazanacak ve bunu keşfeden kişide o ürünün yüzde 1 hissesine sahip olacak.  Çok mantıksız.

Bu yarışmada farklı olan birşey daha  var. Artık markaların sosyal medyayı ciddiye alması, sosyal medyayı kullanmanın ne kadar gerekli olduğunu anlamaları, yarışmacıların ve kampanyanın büyük bir bölümünün sosyal medya üzerinden yürütülmesini sağlamış. Bu güzel bir hareket olarak tarihe geçiyor. Fakat sosyal medya mecraları toplumun genel eğilimi göstermez. Hatta internet üzerinden yapılan bir ankette çok fazla toplumun genel eğilimlerini göstermez.

Toplumun bu tatlar hakkında fikrini tam olarak öğrenmek istiyorsanız raflardaki rakamlara bakmanız gerekir. Raflar hiçbir zaman yalan söylemez. Gidin bakkal remziye sorun o size hangi tadın tutacağını söylesin. Tamam zamana ayak uyduruyorsunuz sosyal medya, bloglar, internet gibi mecralarla ürünlerinizi tanıtıyorsunuz. Fakat burdaki dünya ile dışardaki dünya birbirinden çok ama çok farklı.

Konuyu çok farklı noktalara taşımadan kısaca derdimi özetlemek gerekirse;

Doritos yeni tatlar ortaya çıkartmak için önceki tatların ne kadar ilgi gördüğüne bir gözat.  Çıkarttığın yeni ürünlerin hayal ürünü olduğunu gözün görmüyorsa diyecek birşey bulamıyorum. Bunun yanında bu ürünleri tanıtmak için sosyal medyayı değil, bakkal remziyi ,muzafferi, başar gıdayı, karagöz kuruyemişi kullanın.

Cin Fikirli Gençler

http://ff.im/aLvuw  şu  posta bir göz atın. Yorumları okuyun. İşler bu duruma kadar gelmiş diye geçirdim içimden. Neden bizim insanlarımız  Mustafa Kemal‘i dünyanın en önemli lideri haline sokmaya çalışıyorlar anlamış değilim. Ölüm yıl dönümünde google da yayınlanması için bir logo yapmışlar. siyah font, yarıya inmiş bayrak, ölüm- doğum tarihi  logo da bunları hepsi var. Bu logoya destek isteniyor. Anlıyorum çabalarını; bugünü unutturmamak, herkesin günün anlam ve önemini  gözüne sokmak, hala Mustafa Kemal benzeri bir liderin olmamasının ezikliğini yaşamak.

Seçtikleri mecra belki günümüzün en önemli kitle iletişim araçlarından bir tanesi belki fakat bu çok ilginç geliyor bana. Bu postun benzerini facebookta açılan gruplarda görebilirsiniz. Tam grubun adını bilmiyorum ama şuna benziyor. “obamanın 1 milyon hayranı var ise götü ortaya koyarım ki  Mustafa Kemal’in 100 milyon hayranı vardır.” işte grup bu. Bu nasıl bir düşünce yapısı anlamıyorum. İşte tam burda Mustafa Kemal‘i dünyanın en büyük lideri. Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük insanı, insanlığın ulaşabileceği son nokta olarak gösterme istegi yatıyor.

Tüm bunlar gerçekten çok geçici hevesler. Doğrusunu söylemek gerekirse çok samimiyetsiz davranışlar. Aslında tam anlamıyla üzücü bir durum. Çünkü insanlar hala Mustafa Kemal‘i o ilkokul hocasının söylediği ” Bakın ATATÜRK burda hep sizi izliyor. hep size bakıyor. her hareketinizi gözlüyor.” sözlerle hatırlıyor. İşte Bizim Atatürkçülerimiz Mustafa Kemal‘i böyle görüyor. Atatürkçü gençlerimizde Mustafa Kemal‘i sadece internet sayfasında hatırlıyor. Tabi ki başka yerlerde hatırlayanlarımız da var. Bunu yadsımıyorum ama sadece bilgisayar ekranında bakıp hatırlayanlar da var.

O bir insandı. Herkes gibi hatalar yapan, içki içen, sigara içen, Herkesten farklı olarak Türk devriminin mimarlarının başındaki insandı. O da kitap okuyordu. Doğa üstü güçleri yoktu. Beslendiği düşünceler vardı. Zaman onu tanrı mertebesinden insan mertebesine indirerek  onun düşüncelerini geliştirerek daha iyi bir Türkiye için taşın altına elimizi koymalıyız.  86 yıl oldu fakat biz hala onu tanrılaştırmaya devam ediyoruz. Emin olun yurtdışındakiler bize bir taraflarıyla gülüyorlardır. Bir yerde okumuştum.  Yabancı ülkeden bir bürokrat gelmiş, bizim devlet daireleri gezerken sormadan edememiş. “Neden heryerde Atatürk resmi var?” Bende aynısını sormak istiyorum. Neden var?

Şimdi başka bir soru sormak istiyorum. Bugün yaşananlar için herkes ” Atamızın kemiklerini sızlatıyorsunuz.” diyor. Bunu söyleyenlerde 86 yıldır Atatürkün omuzlarında yola devam ediyorlar. Peki sizce hangisi daha çok kemikleri sızlatıyordur. 40 milyonu sırtında taşımak mı? yoksa düşüncelerini benimsemeyenlerin yaptıkları davranışlar mı?

Mustafa Kemal‘i saygıyla anıyoruz. Ama harbiden anıyoruz. Öyle çalakalem bir logoyla değil. Ya da sanal bir grupla değil. Onun gösterdiği yoldan gitmeliyiz. Onun geçtiği yolları tekrar tekrar geçmemeliyiz.

Sosyal Medya Masalı

Biz eskiden internette forumları bilirdik. Hergün forumlar içerisinde dolaşır fazla fazla post yazar birçok konu açardık. Aslında bunu  forumda tanınır hale gelmek için yapardık. Bu dönemi yaşadıktan sonra internette benim için bir blog açıp yazma devri başladı.

 Bu devir internette gezinti alışkanlığımın tavan yaptığı dönemdi. Çünkü blog yazmak önem verilmesi gereken birşeydi. Bu nedenle daha önce yapılmış olanları görmeniz gerekiyordu. Surf yapmanın zincirleme bir yapısı olduğundan gezinmek için girdiğiniz bir blogtan bir başkasına ordan enteresan bir siteye, ordan daha enteresanına geçebilmekteydiniz. İşte bu sayede binlerce yazı okuyabiliyor, binlerce yeni şey öğrenebiliyordum.

Peki bugüne gelirsek neler oluyor. Olan biten şey belli; insanlar bugün için hangi renk iç çamaşırı giydiğini yazdığı ufak notlar bıraktığı sosyal medya internetimizin göbeğine oturmuş durumda. Peki Nedir bu sosyal medya? Bu sorunun cevabını işi gücü sosyal medya olan insanlara sormak gerekir. Aslında yazıya ordan bir tanım koymak isterdim fakat gereksiz gördüğüm için. es geçtim.

Bu mevzunun da çok yararlı yanları vardır eminim fakat hadi birbirimizi kandırmayalım ne gereği var o anlamsız postların.Gereğinden fazla gereksiz post biriktiren bir mekan gibi geliyor. Şöyle bir aydınlanma yaşayabilirsiniz: “Eğer gereksiz postlar istemiyorsan doğru düzgün insanları takip edersin.”  En düzgünü olarak kabul ettiğim isanlarda  Recep Bülbülses seviyesinde yazışmalar yapıyorlar. Ya sev ya terket! bu vardı bir ara. Bende bu söze uyarak tüm bağlı olduğum sosyal medyaları terkediyorum.

İnternette gözümden kaçırdığım deneyimlere ulaşabilmek adına bu masaldan sıyrılıp gerçekte neler çıkacak karşıma diye kendimi bu denize bırakmak iyi gelecek diye düşünüyorum. Bu arada Friendfeedte öyle tipler gördüm ki. Rabbim sen insanlara akıl fikir bir daha akıl ver. Görüpte gülmekten yarıldığım postları bir araya toplamak geliyor bazen içimden fakat kesinlikle taşlanırım ve yerlebir edilirim diye uzaktan seyrediyorum.