Öss birincisinin başarısının formülü duvarlara formülleri yazmasıymış. Bırakın gidin lan. Bizi mi yiyor o velet. Onun maksadını ben ve benimle beraber aynı sınıfta okuyan değerli dostlar iyi bilirler. Eleman üniversite sınavlarına hazırlık yazıyor. Orada kopyaları duvarlara yazacak başka yolu yok. Onun için bugünlerden idman yapmaya başlamış. Daha düzgün nasıl yazılır? Ufak yazabiliyormuyum? Ne kadar çok şey sığdırabilirim? Aklından geçenler bunlar. Eğer yalansa ben birşey bilmiyorum.
Biraz dikkatli incelerseniz kesin kendince kod geliştirmiştir. Harflerin yerlerini değiştirerek formül süsü vermiş. Öss birincilerini hiç sevmem ama eğer düşündüğümü o da düşünmüşse çok akıllı adammış vesselam.
Şimdi gelelim bizim kopya duvarımıza. Benim okuduğum süleyman demirel üniversitesinde sınıflardaki duvarlar beyazdı. Bu nedenden ötürü güzel kağıt görevi görüyordu. Biz sözel bir sınıf olduğumuz için yazacağımız şeyler öyle ufacık tefecik formüller olmuyordu. Baya baya notlardan pasajlar yazıyorduk duvara. Kendimi sıyırayım. Çünkü kopya çekmek marifet olduğu halde ben çekmezdim. Hayır o kadar yazıyı yazmaya üşenirdim. Yoksa korktuğumdan değil.
Neyse öyle böyle bitirdik gitti okulu. Ama elimde o günlere dair belgeler var. umarım bir gün arşivin tozlu klasörlerinden çıkartır burada yayınlarım.