K
itaplar önümüzdeki on yıl içinde hayatımızdan tamamiyle çıkabilir. Tabi ki nostalji olarak sahaflarda yerini koruyacaktır. Fakat yeni çıkacak kitaplar bir flash disk içinde satılmaya başlanacaktır muthemelen. Bunu önüne geçmek pek mümkün olmayacaktır. Bilgisayar hayatımıza yavaş yavaş girmeye başladığında yazarlık yapan insanlar daktilolalarını bırakıp bilgisayar başında yazı yazmaları çok karşılaşılan bir durum değildi. Değişime çok fazla dayanamadılar.
Günümüzde tabi ki hala daktilo ile yazı yazan yazarlar bulunmaktadır. Fakat oranları ortaya koyduğumuzda nereden nereye geldiğimizi görürüz. Teknoloji karşısında artık o kadar dirayetli duramaz olduk. Değişime artık kolayca teslim oluyoruz ve o yeniliğe anında adapte oluyoruz.
Taşınabilir pc ler ile başlayan daha sonra tablet pc ile devam eden ve apple’ın son ürünü Ipad ile artık farklı bir forma ulaşan teknoloji ile elektronik kitap devri dikkatleri yavaş yavaş üzerine çekiyor. Bu hızlı teknolojik değişimlerin getirdiklerini ve götürdüklerini hesap edip bir öngörüde bulunursak başta da söylediğim gibi on onbeş yıl içerisinde herkesin elinde Ipad veya çıkarsa türevleri, kitap gazete ve dergilerin hepsi o aletin içine sığdırılmış hale gelecek.
Aslında bu durum beni çok fazlasıyla korkutmuyor. Ben kitap okuyan biriyim Tabi ki kitabı elime almak onu yaşamak, kitabın kapağına göre kitap satın almak isterim. Bundan 10 yıl sonra belki bende o teknolojiye ayak uydurup o yolda giderim fakat nostaljiden de vazgeçmem. Bu durumun beni korkutmamasının diğer bir sebebi kitabın kapağını açmayan insanların sırf teknolojik bir alet ile haşır neşir olmak adına birkaç satır birşeyler okuyacak olması. Hatta bu durum beni sevindiriyor bile diyebilirim. Zira daha düne kadar Mobil internetin M sinden haberi olmayan insanların neredeyse tamamı Facebook‘a mobil internet üzerinden ulaşıyorlar.
Bu teknoloji elimizden kitapları, kapaklarını ve kağıtlarını aldı. Peki ayraçlar ne olacak. Kitap okurken en önemli şey onun ayracıdır benim için. Öyle basit gibi görünebilir ama ben bir kitabı ayracı olmadan okuyamam. Çok sevdiğim kitaplarımın içerisinde ayraçları özel olarak durur. Bir sergi açacak kadar koleksiyonum yoktur fakat ayraç kitap okurken çok önemli bir araçtır.
Gelişen teknoloji ayraçlarımızı elimizden alacak bu kesin. İşte beni derinden üzen konu bu. O güzel ayraçlar artık üretilmeyecek. Kitapların arasında olmayacak hiçbiri. Belki gelen yeni teknolojiler bize daha güzel yenilikler sunar ve biz onlara bakarak mutlu oluruz.
alın dinleyin. Süper ötesi bir albüm olduğunu düşünüyorum. Bugün Taksim mephisto’nun içerisine girdiğim zaman bangır bangır bu şarkıları çalıyorlardı. Hoşuma gitti. Kimdir nedir diye öğreneyim dedim. sonra elemana ” sen neler çalıyorsun böyle evlat” diye sordum. Aklımda albümü almak yoktu. Fakat eleman getirmişti bir kere. Elimde tuttum dolaşıyordum. Eleman iyi bir satış stratejisi izledi. Ben içerde dolaşırken en güzel parçalardan çaldı da çaldı. “Senin yaptığın çakallıktan başka birşey değil” diyiverdim içimden. Sonra da bir de girmiş iken bir kitap alayım deyiverdim. Şuursuzca bir kitap almayı kafaya koymuştum. Hani şu ergenekon kitapları var ya işte onlardan.
“yeni başlayanlar için marx” kitabını gördüm. Hiç düşünmedim. Marx’a yeni başlamıyorum. Fakat kitaplığımda durmasının da ne bana ne de marxa bir zararı olmayacağını düşündüm. Böyle akşam alışverişi de böylece sonlanmış oldu.
