Tag Archive for 'beşiktaş'

İbrahim Kaş Gözden Çıkarıldı

http://www.milliyet.com.tr/kartal-gozden-cikardi-/spor/sondakika/22.03.2010/1214665/default.htm?ver=48

Yazdığım yazının üstünden daha  birkaç gün geçmiş olmasına rağmen camiada yankı bulmuş. Tabi ki benim yazımla alakası olduğunu düşünmüyorum fakat sonucun böyle olmasına gerçekten çok sevindim.

Bu futbolcunun gerçekten o takımda yeri yok. Olması gereken yer evinin salonu.

İbrahim Kaş

Beşiktaş futbol takımında hep böyle futbolcular olmuştur. Taraftarın hiçbiri sevmez, maçta hiçbir varlık gösteremez fakat teknik direktör başka kimse yokmuş gibi böyle futbolcuları ilk onbire koyar. Ben sıkı bir beşiktaş taraftarı olarak bu oyuncunun beşiktaş futbol takımı içerisinde neden yer aldığını hala anlamış değilim. İyi top oynamaz, maç kurtarmaz, yaptığı hataları düzeltmek zorunda kalır takım arkadaşları.

Durum böyle iken oynamasının sebebi nedir hala düşünüyorum. Aklıma gelen bir iki şey var. Bunlardan ilki çok yakın tanıdıkları beşiktaş camiasında önemli yerlerde. Ya da maç başı para alıyor ve büyük bir borca saplanmış olduğundan dolayı bunu bilen teknik direktör onu takımdan almıyor.

Fakat bu iki durumda beşiktaş takımını alakadar eden durumlar değil. Oynaması gerçekten bu takıma zarar veriyor. Eminim böyle düşünen tek beşiktaş taraftarı değilim. İddiaya girerim ki ibrahim kaş’ın beşiktaştan ayrılmasına destek verecek 1 milyon beşiktaşlı bulurum. İyi fikir aslında gidip facebookta böyle bir grup açayım.

Son olarak hatırlarsak milli takımın çok önemli bir maçında bu arkadaş ilk onbirde başlamıştı ve herkes isyan etmişti. Allah yardım etti de maçın başında ciddi olmayan bir sakatlıkla çıktı da yerine gökhan gönül girdi. Bu sakatlıkta bize gökhan gönül gibi bir sağ bek kazandırdı. Aynı durum beşiktaşta da yaşansa ne kadar güzel olur. Tabi ki önemli bir sakatlık olmasın ama şöyle bir kaç hafta kenarda oturmasına sebep olacak ufak bir sakatlık geçirse de kulübede dahi oturamayan gençler çıksın oynasın belki bir cevher daha doğar.

“senden topçu olmaz lan”

mac_izleme

Bugün kamuya açık bir yerde maç izleme gafletinden bulundum. Beşiktaş- Gençlerbirliği maçıydı. Normal olarak izleyenlerin neredeyse tamamı Beşiktaş taraftarıydı. Uzun zamandır Beşiktaşı izlemiyordum fakat söylenenlerinde bu kadar gerçeği yansıtacağını düşünmemiştim. Takım diye bir şey yoktu ortada. Herkes uykudan yeniden uyanmış gibi oynuyordu.

Fakat şimdi burda Hıncal Uluç yorumu yapmayacağım. Benim değinmek istediğim mevzu yaşadığım tecrübe üzerine. Maçı izlemek için oturduğum koltuğun sağında ve solunda oturan iki tane ateşli taraftarın konuşmaları sinirlerimi zıp zıp zıplatıyordu. Hacı abiler o kadar bilenmişler ki her yanlış atılan toptan sonra etmedikleri küfür yazmadıkları senaryo, vermedikleri taktik kalmıyordu. Özellikle solumdaki hacı abinin topçuların kazandıkları paraya fena halde taktığını anladım. Her topa değişinde “ulan onun bunun çocuğu o kadar para alıyorsun oynadığın topa bak” gibi cümleler kuruyor.  Özellikle verdikleri taktiklerle beni yardılar.

Ben maçtan koptum hacı abileri dinlemeye koyuldum. Bakalım yaratıcılıkları nereye varacaktı.  Birde işin komik tarafı iki hacı abide bana bakıp “şunun oynadığı topu görüyormusun” gibi cümlelerle beni de alevli bir taraftar haline getirmeyi düşünüyorlardı. Fakat ben için için gülerek fakat yüzümde büyük bir hassikktir ordan ifadesiyle takıldım tüm maç boyunca. Maçın sonuna doğru hacı abilerin sinleri daha çok arttı. Çünkü skor hiç tatmin edici değildi. Bende sonunda dayanamadım kalktım ortamdan uzaklaştım.

Böylece enteresan bir maç tecrübesini kazasız belasız atlatmış olduk.

Ama son olarak hacı abilere katıldığım noktayı belirtmek isterim. Başlıkta da belirttiğim gibi “senden topçu mopçu olmaz lan!”

Tatil Havaları

Tatil planları, sıcak havalar, ter içinde geçirilen günler, iş peşinde koşulan saatler, huzurlu ve rahat bir nefesin alınamadığı günler geceler geçiriyorum. Terli kollar ve eller yüzünden yazıya dökemediğim maceralarımın yapışma pahasına da olsa aktarmayı uygun buldum. Hep iş hep iş olmaz oyun bahçemi de ihmal etmemek gerekir diye tartıyorum kafamda.

İş peşlerinde yorulmaktan koşmaktan haliyle artık merdivende birkaç adım atmanın verdiği rahatlıkla parmak uçlarına basarak denizi kumu güneşi görmeyi başardık. Bunu başarmışken artık bu heyecan bu istek bu bedeni yönlendirir ve çok güney olmasa da bulunduğum koordinatlara göre güneyde bir tatil planı yapmaktayım. İşten güçten sıyrıldığım nadir anlardan olacağını tahmin ederek kendimi avutuyorum.

İş güç demişken varlıklı insanlar peşinde, varlıklı olduklarını bilmeden ezilip büzüldüğümü düşünerek iç geçirmekteyim. Neyse eksik yok fazlasının peşindeyiz.

Kendi gündemime dair anlatabileceklerimin bir kısmını anlattıktan sonra severek takip ettiğim takımın formalarını merakla beklerken birden fareyle karşılaştım. Ben herzaman olduğu gibi bir dag beklediğimden karşıma böyle şeyler çıkınca birden “ne oluyoruz ulan” tribine büründüm.

Tatil havaları çalıyor artık winampta düşünecez artık ilerisini gerisini.

İsmail Kalın Kaçtı

Bizim futbol takımlarımızın ne kadar çok parası varmış böyle. Memleketlerinde euro tarlaları var heralde ordan kesip kesip dağıtıyorlar. Milliyette okuduğum haber ismail köybaşı için beşiktaş’ın 6,5 milyon dolar ve iki futbolcu verdiği söylüyordu. Gerçekten vermiş, elleri bile titrememiş verirken o parayı. Parayı bir kenara koyalım üstüne iki adet futbolcu vereceklermiş ve bunlarında serdar kurtuluş ve zapo olduğu söyleniyor.

El insaf. o iki futbolcuyu bugün satmaya kalksan 3 milyon euro para eder. Bu durumda o köybaşının fiyatı 10 milyon dolara fırlıyor. Elemanı baştan aşağı altın kaplamalı olarak alıyorlar heralde.

O kadar parayı o oyuncu için verebiliyorsunuz madem bir stad yapın bir yatırım yapın. Biz bir sene daha ibrahim üzülmez izleriz bizim için problem teşkil etmiyor. Senelerdir kör topal idare ediyoruz o topçuyu.

Mehmet Topuz Kararını Verdi

Tüm Türkiye’nin iki gündür gündemini meşgul eden adam Mehmet Topuz tercihini kocaelispordan yana kullandı. Büyük takımları birbirlerini düşürmek için böyle bir oyun oynadığını belirten futbolcu kocaelispora imza attı. Hemde boş mukaveleye.

Bu haber sonrasında her tarafta aradığımız mehmet topuza sariyer sahilinde rast geldik. Bu açıklamaları kendisinin değil menejerlerinin yaptığını söyleyen topuz “ben sarıyersporluyum. başka kulüpte oynacağıma sarıyerden beşiktaşa yüzerek giderim daha iyi” diyerek Türkiyeyi tımarhanelik etti.

Normal olarak bu haber benim uydurmamdı. Ama gerçek durum da bundan farksız değil. Ben bir beşiktaş sever olarak olanlara bir anlam veremiyorum. Futbolcu beşiktaş ta oynamak istediğini söylüyor. Kulübü bonservisini ve vergi borçlarını fenerbahçeye yıktık  diye açıklama yapıyor. Fenerbahçe Mehmet geçen bize” kolumu kessen sarı lacivert akar” dedi diyor. Galatasaray iki büyük kulüple daşşak yapıyor Mehmet, imzayı bize atacak diyor.

Hayırlısı ola.

yıldırım demirören ile oguz sarvan koyu sohbette

gp_359838

bir beşiktaşlı olarak bu fotografın anlamını çözmeye çalışıyorum. Sonuç aslında ortada. Yorumsuz olarak yayınlıyorum. Sen değilmiydin saatlerce hakemler hakkında atıp tutan, onların olduğu ortamda ben olmam, hakemlerin yüzünü şeytan görsün, bla bla bla… Başkan bu kaçıncı vukuatın oldu. Kaçıncı seferdir söylediklerinin aksi davranışı sergiliyorsun. Ne zaman sözünü yutmamayı öğreneceksin. Bekleyecez, adam gibi biri çıkacak alacak elinden başkanlığı o zaman sevinecez.

Tüpçüden Daha Ne Beklersiniz ?

Son noktaya geldik. Koyu bir beşiktaşlı olarak şu sıralar olanlara verillebilecek bir anlam yok. Kulübün başında öyle bir adam var ki “bu kadar olur dedirtecek düzeyde.

Böyle başkan ancak Türkiyeden çıkar. Bir insan hiçbir sözünün arkasında duramaz mı? hiçbir işinde başarılı olamaz mı? hiçbir durumu kontrol altında tutamaz mı?, hiçbir kriz durumunu yönetemez mi ? bu sorular uzayıp gider. Ama beşiktaş taraftarları olarak bu insana öfkemiz dinmeyecektir.

Kısa bir özet geçelim. ilk geldiklerinde stadı yeniliyoruz. dünyanın en modern stadı olacak dediler. Yemedi. sadece zemini aşağı indirdiler. Çarşıyı bitirmek istediler. kapalıya basın trübünü falan yaptılar. Yemedi, çarşı kartal gibi orda duruyor. sivas yenilgisinden sonra paf takım sahaya çıkıyordu. ama ertesi hafta paftan bir tek batuhan 18 e girdi.. Yani yine yemedi.

Bu sene stadı kesin yıkacaz dedi. ama başka bir yönetici nereye yıkıyoruz. Bizden cacık olmaz dedi.. metalist maçından sonra sanki hiç avrupa kupasından elenmemişiz gibi. namağlup gittiğimiz ligi çöpe atarcasına ertuğrul sağlama istifa et çağrısı yapıldı. Adam olan anlardı. O da adamdı zaten anladı ve gitti.

büyük bombayı bugün sabah gazetesine baktığımda gördüm.

Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, Lig TV’de yaptığı bir ropörtajda “Mustafa Denizli ve Samet Aybaba ben olduğum sürece Beşiktaş Kulübü’nden içeri giremez” dedi.

Ve aynı saatlerde beşiktaşın başına Mustafa denizli geldi. Hem de kurtarıcı olarak. doğru demişler. “Denize düşen yılana sarılır.” Tüpçü başkan çıkarsın televizyona bunu söylersin.