menü

Monthly Archive for May, 2009

Bir zamanlar kendisiyle aramız çok iyiydi. Herşeyine katlanırdım. Görüntüsünde oluşan yosunumsu renklere, hayatımda hiç karşılaşmadığım bir görüntü hatasıyla beni karşılaştırmasına alışmıştım. En sevdiğim yönü ise renklerin canlı görünmesiydi. Yazıcıya yolladığım bir resmi kağıtta ve ekranda aynı renkte görmek bir grafiker için en mutlu anlardan biri olduğuna eminim. İşte crt monitörler hayatımızda iken böyle mutlu anlar yaşayabiliyorduk.

Lcd monitörler piyasaya çıktıktan sonra Crt monitörlerin sonu yukarıdaki görüntüdeki gibi oldu.

Tabiki lcd monitörleri de çok seviyoruz. Dünyamızda tozlu kalan alanları temizleme şansı verdi. Bize yer açtı. Ama bize çok renkli bir yaşam sunmaktan uzak kaldı. Bakmayım böyle dediğime tüm grafikerler bugün lcd monitör kullanıyor. Ama ben hiçbir fotografçıda hiçbir ofsette lcd monitöre şahit olmadım. Bu insanların kesinlikle bir bildiği var diye düşünüyorum.

Kendim olarak lcd monitör kullanıyorum. Ama crt monitörümü özlemle anıyorum. Çünkü bilgisayara ve grafik çalışmalarıma onunla başladım.  Birgün böyle 24 inç crt monitör bulursam hiç kaçırmam hemen üstüne konarım.

Crt monitörler çöp kutusu olmasın.

Hatun kişi gerçekten biliyor. Liptonun mikro sitesi olan herseyibilenkadin.com da bir deneme çekeyim de içim rahatlasın dedim. Ofisimde oturuyordum gözümün önünde duran bayrağı tutmuş bulundum.

Sonra sorular gelmeye başladı. Ciddi bir deneme yaptım bütün sorulara akıl ve mantık çerçevesinde cevaplar verdim. sonucu merakla bekliyordum ki bizim hoş hatunumuz “fatoş” cort diye doğru cevabı verdi.

Hangi algoritmaları kullanıyorlar bilmiyorum fakat başarılı bir çalışma olduğu kesin. Herkes bir kere denesin

Son maç olabilir diye niyet ettim bu maçı izlemeye. yarın 7 de kalkmam gerekiyor. Ama ne yapayım önemli maç izlemek farz oldu diye düşündüm. Bugün şu saatlerde bir de ingilizce bilmenin ve detaylıca okumanın ne kadar yararlı olduğunu gördüm.

Meğer isem k2 temada yaşadığım sorun tamamı ile wordpressin yeni sürümüyle alakalıymış. Gitti o kadar emek boşa. Şimdi gidenlerin arkasından ağlama zamanı değil yenilerini yaratma zamanıdır.

Orion denilen şeyi sevdim. Ben öyle manzarası olan bir ev istiyorum. Böyle bir mütehait tanıdığı olan var ise bana haber etsin.

Bugün ayrıca bir kumrunun ne kadar güzel yapılabileceğine şahit oldum. İçi dolu dolu bir kumru acıkmış bir mideyi nasıl doyuruyor anlatamam

Wpzoom wordpressin kendi tema arşivi kadar derin olmasa da yine de büyük bir arşive sahip bir site. Tema derdi tasası ile yanıp tutuşan arkadaşlar için  önemli bir kaynak olarak kullanılabilir.

Şu gün itibariyle uzun dönemdir ana haber bültenlerini kaçırdığımı farkettim. enkırmenleri özlediğim söylenemez fakat haberleri dinlemeye dinlemeye uzak kalmışız mevzulardan.

Bugün denk geldiğim sıralarda haber olarak televizyonda haber olarak newyork times gazetesine konuşma yapmış olan pkk nın kozmik lideri karayılanın açıklamalarına şahit oldum.

Kısaca kendinleri diyor ki bağımsız bir kürt devleti istemiyoruz artık. Çünkü eğer öyle bir fantezi içine girerlerse çekecekleri sefillikleri düşünmüşler, öngörmüşler ve bu işten vazgeçmişler. Daha sonra Türkiye’ye zeytin dalı uzattıklarını söyleyip iki öneride bulunuyor.

Bunlardan ilki iskoç modeli bir diğeri ise irlanda modeli.

Şimdi gelelim iskoç modeli nedir.  Şimdi birleşik krallık içerisinde var olan ülkelerden biri de İskoçya’dır. Bağımsız sayılmazlar. Kendi bayrakları, kendi aksanları, kendi parlementoları vardır fakat bunların hepsi sembolik bir yapı olarak kalır. Son söz hep İngiltere’den çıkar. Bakanları, hükümetleri olmasına karşın İngiliz bakanların müsteşarları gibi davranırlar.

Futbol da bile durum benzerlik taşır. Bir dönem İskoçya liginin İngiltere ligi ile birleştirilmesi söz konusuydu. Fakat pürüzlerin yaşanmasına sebep olan şey İskoç takımlarının premier lige değil de birinci ya da ikinci lige dahil edilmelerinin düşünülmesiydi.

Karayılan İskoç modelinin türkiye’ye uyarlanmasını istiyor fakat bununla nereye ulaşmaya çalışıyor bilinmiyor. Aslında kendileri de bilmiyor.

Bir diğer model olarak İrlanda modelini gösteriyor.  Kendilerini ira ya benzeterek o yapının Türkiye’de uygulanmasını istiyor.

Bu açıklamaları yapmak çok kolay onlar tarafından. Fakat bu durum karşısında bizim hükümetimizin tavrı çok önemli. Bir zamanlar ingiliz başbakan Blair’in ira’ya söylediği lafları yuttuğu gibi bizimkilerde bu lafları yutup onları Ankara’ya davet mi edecek yoksa şu an hali hazırda var olan devam eden muallak tavır devam mı edecek.

İki durumda hala bizim net tavırlar ortaya koyamadığımızı gösteriyor. Pkk bizi 1 haziran dan sonra olacaklarla tehdit ediyor. Biz hala ne şiş yansın ne kebap mantığı ile hareket ediyoruz ve bu durum şehitlerin çoğalmasına neden oluyor. Başka da hiçbir şeye yaramıyor .

Uzunca bir süredir stumbleupon kullanan bir yerliyim. Ama kazandığım tecrübelerin hiçbirini buradan aktarmıyorum diye düşündüm kendi kendime.  Bundan sonra yeni bir kategori ile karşı karşıya kalabiliriz. Ya da hiç uğraşmadan internet alemi içerisine dahil ederek ilerleyebiliriz.

Şöyle olacak hergün stumble toolbara 100 defa tıklıyorsam bunlar arasında 50 si kesin ilginç yeni gördüğüm ve şaşırdığım şeyler oluyor onları da burdan direk halka hizmet mantığı ile iletmek hoş bir seda bırakacaktır bu siteye.

Bugünkü enteresan olay direk ilk tıklamada geldi.

Turistler çok bahtsızlarmış gerçekten. Gülsen mi ağlasan mı bilemedim. Ama tabi ki ben gülmeyi seçtim.

Şimdi buradan neyi öğreniyoruz önden erkek fil arkadan dişi fil yürütülmeliymiş.

Yoksa böyle kazalara sebebiyet verilebiliyormuş.
Ben özellikle ordaki bayanın surat ifadesine bittim.

Sütsüz olunca pek bir tadı tuzu olmuyormuş. Akşam vakti acıkmış kendime yeni tatlar arar iken bir anda kornfleyks ile karşılaştım. Buz dolabının içerisine detaylıca bir göz atmama rağmen hiçbir iz bulamadım. Fakat kafama koymuştum artık o kornfleyksi yemeyi. Paketi kaptığım gibi kıtır kıtır yemeye başladım İlk birkaçı tatlı geldi.Açlığımı bastırdığımı düşünürken birde baktım bu iş böyle sabaha kadar gider allah muhafaza çekirdek hesabına dönmesin olay.

Hemen arkadaştan uzaklaştım. Televizyonun karşısına geçiş yaptım. Ondan sonra gerile gerile beşiktaş galatasaray derbisine yönelik yorum, özet vs gibi şeylerle oyalandım.

Güney Kore eski devlet başkanı Roh Moo Hyun dağ tırmanışı sırasında kendini dereye atıp intihar etmiş. Devlet başkanlığı sırasında birçok insana acı çektirdiğini düşünen insan kişisi gerisinde not bırakarak ölmüş.  Allah taksilatını affetsin. rahmet eylesin.

Ama bu durumun ülkeyi yasa boğucağını bilseydi kesinlikle atlamazdı.  Çok kişiye acı çektirdim diye intihar ediyorsunuz cenazenizde binlerce kişi ağlıyor ağıt yakıyor. Az biraz ironik bir durum geldi. Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

Bu hikayeyi bizim ülkeye uyarlasak kimin intihar ederdi?  Ya da bu kadar gurur seviyesi yüksek bir eski devlet başkanı ya başbakanı varmıydı bizde ? Bizimkiler ne yapıyorlarsa bizim iyiliğimiz için yapıyorlar. Hiç bize acı çektirmek isterler mi efenim… Netekim bugüne kadar hiç acı çekmedik.

Ne kadar özlenebilen birşey olduğunu bugünlerde anlıyorum.  İş güç, dert tasa derken kendimize vakit ayırmaktan uzak günler geçirdiğimizin farkına vardım.  Hayatımın en güzel atraklarını ofiste iki lafın belini kırarak ve müşteriye gittikten sonra dostumla geçirdiğim bir kahve molasında geçirdiğimi anlıyorum. Bunlar güzel şeyler fakat birçok şeyi yaşam çizgimizden silmişiz.

Kafamın dank etmesiyle birlikte hafta sonu son buldu.  Önümüzdeki haftalara bakacağız artık. Yeni filmlerde sinemalara damlayama başlamışken birkaç film izlemek patlamış mısırı dişimizin arasından çıkarmaya uğraşmak yaşamda sosyallik anlamında yapacağım güzel hareketler olacak diye düşünüyorum.

Aslında sinema filmi izlemekten çok o koca perdeye bakıp, patlamış mısır kovasına bakmadan mısır yemeyi,  yeni çıkacak ekşın bir filmin  fragmanını izlerken yürek çarpıtımın artmasını özlüyorum. Bir de cinemall  ların o süper sonic koltuklarını.  Ama kesinlikle fahiş fiyata sattıkları sularını özlemedim.

Kendimi bu kadar avutmak yeter ve artık cinemanın kapısını çalma vaktidir hemen biraz göz atıp baktığımda gidilecek eğlenceli filmlere gözüme çarpanları aktarayım.

  • Müzede bir gece 2
  • Usta
  • Melekler ve Şeytanlar
  • Devrim arabları
  • Hadigari Cumhur

Keşke ülkemizde sansür olmasa da bizde böyle aktraksiyonlar içine girmesek. Fakat bugün itibariyle devlet sansürlüyor bizde tepki veriyoruz.

Yay!