Yıllardır ama yıllardır bu işler böyle yürüyor ve ben bu işten sıkılmaya başladım. Siyaset, politika denen şeyin böyle birşey olduğunu hepimiz biliyoruz ama ideal olanın da bu olmaması gerekiyor.
Şimdi bizim başbakan gitti ya davos’a yeri göğü inleten bir artizlik yaptı ya. Sonra işi daha da kötüleştirmemek adına “benim tavrım perese değil moderatöre” dedi ya. İstanbul’a geldi bir grup tarafından karşılandı ve modern fatih gibi girdi ya meydana bütün bunların üzerine bizim başbakanımıza bir sorum olacak. sen neyin fatihi hatta kimin fatihisin ?
ilk olarak şunu açıklığa kavuşturalım bence, orda kalkıp gitmesinin sebebi belki moderatör herif olabilir. Ama dünya orda perese ve israil halkına söylediği lafların silinmesine sebep olamaz. Tayyip erdoğan israil in yaptığı zulmün karşısında olduğu bağıra çağıra söylemedi mi ? nokta. Şimdi olaya buradan bakmak lazım doğruluğu yanlışlığı beni teğet geçen bir durum benim için önemli olan sonuçlarından ben, biz ne kadar etkileneceğiz.
Gelelim yazının başında şu siyaset denen oyunun cilvesi konusuna. Başbakan ülkeye döndü ve bir ay sonra seçimler var. “Siz yokmusunuz siz” diyesi geliyor insanın. Böyle bir reklamı parayla satın alamazsınız. Getirilerine bakalım. Ülkenin yarısından fazlası parti gözetmeksizin aferin lan, yürü be gocum nidalarıyla peşinden gitti. Ve bunlara muhalefet partisi liderleri de dahil olunca alacağı puanı+10 yaptı en azından.
Bütün bunlar olurken,( başbakanın başımıza dert açabilecek bir atraksiyona girişmesi, bazı dengeleri gözetmek adına “perese değil moderatöre kızdım da çıktım demesi”, istanbula döndüğünde başbakan gözlüğünü çıkarıp parti başkanı gömleğini giymesi, yerel seçimler öncesi artık kampanya yapmasına gerek bırakmayacak kadar prim yapması). sorduğum soru tekrar aklıma geliyor sen kimin fatihi oluyorsun bu durumda sayın tayyip erdoğan
Benim değil, Davosun hiç değil. Son olarak hocamızın bugün anlattığı bir hikaye ile bitirmek istiyorum. Bir fedai padişahından habersiz batıya sürer atını ve uzun bir süre gelmez. döndüğünde padişahın huzuruna çıkar ve der ki “padişahım batıdaki bütün düşmanlarınızı öldürdüm. taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmadım. hepsinin kellelerini kestim ve geri döndüm. Padişahta cevap verir ” benim batıda düşmanım yoktu ki ?” Fedai de “artık var” cevabını verir.
kurum ve kişilerin yerlerine istediğinizi koyabilirsiniz. ben günün anlam ve önemine uygun olur diye düşündüm.