Monthly Archive for Şubat, 2009

Page 2 of 2

Kim Suçlu

ŞANLIURFA’da, bekar evinde husumetli olduğu ileri sürülen kişiler tarafından kurşunlanan 26 yaşındaki Halil Budak, tedavi için getirildiği Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin acil servisinde, görevlilerin kapıya çarptığı sedyeden düştü. Şaşkın bakışlar arasında yerden kaldırılıp yeniden sedyeye konularak acil servise götürülen Budak, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak öldü.

Milliyetin sayfalarına yansıyan bir haber.  şimdi bu durumda kim şuçlu. Şimdi o sedyeyi taşıyanlar hakkında suç duyurusu yapılacak mı? yapılacaksa onlara ceza verilecek mi?

Garibim  ambulans görevlileri başlarına gelmeyen kalmayacak .

Beşir’le Vals

“Ne şekil bir filmsin sen” diye okudum tanıtım yazısını. sonradan birkaç yerde daha okuyunca “ahanda birşeye benzemesi mümkün bir sinema filmi ile karşı karşıyayız.

Türünün tek örneği, uzun metrajlı, canlandırma bir belgesel. O dönemde İsrail ordusunda görev yapan yirmili yaşlarında bir piyade olan yönetmen Ari Folman, 1982 Sabra-Şatila katliamını kendi bakış açısıyla anlatıyor.

İzlemek için bir ara oluşturmak lazım. Fakat bu tarz filmlerin salonları, ve film bitiminde çıkışları çok ilginç geliyor bana. Dışarı çıktığınızda “hangi filme girmiş bu insanlar, ne biliyim anam …” salonlar zaten ağır bir kültürel hava ile dolar taşar. Millet elitlikten ölmek üzeredir.

“Öyle elitiz ki biz, paramıza kıydık. sinemadaki en belgesel filme geldik.

Bir gece yönetmen Ari Folman barda arkadaşıyla oturmuş sohbet etmektedir. Arkadaşı, Ari’ye durmadan gördüğü bir kabustan bahseder. Kabusunda 26 tane vahşi köpekten kaçıyordur. Bu kabusun, iki adamın da Lübnan Savaşı’nda yaşadıklarıyla ilgisi olduğu kanısına varırlar.

Ari, hayatının o dönemiyle ilgili pek bir şey hatırlamadığını fark edip şaşırır. Bu ilginç durum karşısında, dünyanın dört bir yanından dostlarını ve asker arkadaşlarını bulup savaşta yaşananlar hakkında konuşmaya karar verir. O dönemle ve kendisi ile ilgili gerçeği ortaya çıkarması gerekmektedir.

Ari bu gizemi deştikçe, hafızası gerçeküstü resimlerle uyanmaya başlar.

Friendfeed oyuncağı

Her geçen gün bu sosyal ağları çok fazlaca kullanmaya başlıyorum.  İlk olarak sosyomatla başlayan, daha sonra facebookla devam eden, daha sonrasında blograzzi ile devam eden macera bugün friendfeed’e taşındı. blog yazarlarını takip ediyorum genellikle neler oluyor neler bitiyor kim kimi ittiriyor kaktırıyor onlara bakıyorum. Devamlı bir atraksiyon oluyor like durumları commentlerin birbirine değmesi, çarpışması durumu.

Yeni oyuncağım friendfeed, yenilikleri bekliyoruz yeni şeyleri bekliyoruz. Eee insanoğlu bir gün gelecek bundan da sıkılacak.

Mesela benim bu temadan sıkıldığım gibi :D evet sıkıldım k2 temadan sıkıldım. yenisi çıksın.

Güneşi gördüm afiş anketi

mahsun kırmızgülün senarist-yönetmen-oyuncu olduğu filmin posterleri birden fazla hazırlanmış. Ve birbirinden güzel hazırlanmış demek ki onlarda içlerinden seçememişler ki anketini yapmışlar. tam şurada sekiz posterden birini seçiyorsunuz. ben seçemedim çünkü hepsi birbirinden güzel olmuş. Derseler ki hangisini yapmazsın o kardelenli olanı yapmazdım.

sizde seçin sizde beğenin

Kimin Fatihisin Başbakan

Yıllardır ama yıllardır bu işler böyle yürüyor ve ben bu işten sıkılmaya başladım. Siyaset, politika denen şeyin böyle birşey olduğunu hepimiz biliyoruz ama ideal olanın da bu olmaması gerekiyor. 

Şimdi bizim başbakan gitti ya davos’a yeri göğü inleten bir artizlik yaptı ya. Sonra işi daha da kötüleştirmemek adına “benim tavrım perese değil moderatöre” dedi ya. İstanbul’a geldi bir grup tarafından karşılandı ve modern fatih gibi girdi ya meydana bütün bunların üzerine bizim başbakanımıza bir sorum olacak. sen neyin fatihi hatta kimin fatihisin ?

ilk olarak şunu açıklığa kavuşturalım bence, orda kalkıp gitmesinin sebebi belki moderatör herif olabilir. Ama dünya orda perese ve israil halkına söylediği lafların silinmesine sebep olamaz. Tayyip erdoğan israil in yaptığı zulmün karşısında olduğu  bağıra çağıra söylemedi mi ? nokta. Şimdi olaya buradan bakmak lazım doğruluğu yanlışlığı beni teğet geçen bir durum benim için önemli olan sonuçlarından ben, biz ne kadar etkileneceğiz.

Gelelim yazının başında şu siyaset denen oyunun cilvesi konusuna. Başbakan ülkeye döndü ve bir ay sonra seçimler var. “Siz yokmusunuz siz” diyesi geliyor insanın.  Böyle bir reklamı parayla satın alamazsınız. Getirilerine bakalım. Ülkenin yarısından fazlası parti gözetmeksizin aferin lan, yürü be gocum nidalarıyla peşinden gitti.  Ve bunlara muhalefet partisi liderleri de dahil olunca alacağı puanı+10 yaptı en azından.

Bütün bunlar olurken,( başbakanın  başımıza dert açabilecek bir atraksiyona girişmesi, bazı dengeleri gözetmek adına “perese değil moderatöre kızdım da çıktım demesi”, istanbula döndüğünde başbakan gözlüğünü çıkarıp parti başkanı gömleğini giymesi, yerel seçimler öncesi artık kampanya yapmasına gerek bırakmayacak kadar prim yapması). sorduğum soru tekrar aklıma geliyor sen kimin fatihi oluyorsun bu durumda sayın tayyip erdoğan

Benim değil, Davosun hiç değil. Son olarak hocamızın bugün anlattığı bir hikaye ile bitirmek istiyorum. Bir fedai padişahından habersiz batıya sürer atını ve uzun bir süre gelmez. döndüğünde padişahın huzuruna çıkar ve der ki “padişahım batıdaki bütün düşmanlarınızı öldürdüm. taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmadım. hepsinin kellelerini kestim ve geri döndüm. Padişahta cevap verir ” benim batıda düşmanım yoktu ki ?” Fedai de “artık var” cevabını verir.

kurum ve kişilerin yerlerine istediğinizi koyabilirsiniz. ben günün anlam ve önemine uygun olur diye düşündüm.

Cooliris- discover more

onunla tanışmam nextgen gallery i siteme kurduğum gün oldu. Yönlendirmelerden geçe geçe sonucunda başlangıçta işlevini çıkartamadığım cooliris programına ulaştırdı beni. sitemin içindeki galerideki resimlerin üç boyutlu bir ekranda izlenmesini sağladığını görüp, “aman o kadar da işe yarayan bir eklenti değil be” diyerek düşünür iken siteden ayrılıp cooliris eklentisini tekrar açtığımda pandoranın kutusu da açıldı.

aman ne tatlı ne kadar işlevli şeysin sen öyle be gibi nidalarla eklentiyi gezdim.

cooliris.com girin sizde bu dünyanın içinde gezin. hem eklenti olarak hem ipod veya iphone plugini olarak hem de sitenizin içinize monte edebileceğiniz bir appliciation olarak

hadi eller havaya…

Bilgi gerek

Başlığını bulmakta zorlandığım yazılarımdan biri ile karşı karşıyasınız.

Bugün bloguma öyle bir yorum aldım ki. Durdum durdum tekrar okudum yorumu yapan arkadaş ne kadar dolmuş meğer isem. Ama benim gibi insanı fetocuların bir neferi olarak görmesi zoruma gitti.  Kendisini katıldığı bir program ile ilgili eleştirmiştim. O da cevap vermiş sağolsun.  Ama bu konuda o kadar eleştiri aldığı o kadar belli ki  kalıplaşmış cümleler sarfetmiş. yani bir yerde not edilmiş, biri bana bok atarsa hemen bunu yazayım.

Geyik bir tarafa gerçekten bilgili bir arkadaşa toslamışız. yürü be melahat demek istiyorum kendisine, ismini bilmesem de.

Bu yazıyı o arkadaşa ileten arkadaşları da takdir etmek istiyorum. Bu ankaralı blog yazarları var yaaa…

Ama iyi yolda ilerliyormuşum gibi de bir his var içimde. Ben siyasi bir görüşe sahip bir insan değilim, sadece dünyaya bir bakış açım var ve bunu da götümden uydurdum. Ben samedusa inanıyorum, o ne diye soran olursa beri gelsin bakayım.

“probama” wordpress tema

2009-02-01_0309

Barrack obama teması, sizde değişim istiyorsanız ona inanıyorsanız, değiştirin temanızı ve bu güzel temaya geçin. şurdan bakın özelliklerine filanına falanına

bunun biraz benzerini woo themes üreticilerinden biri olan adii.co.za da kullanıyor. gerçekten kullanmayı düşünüyorum bende. resmimi de koyacam elimde mikrofonlu.:D